Türkiye son günlerde ciddi bir fon krizini konuşuyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın, kendisi ve eşi hakkında ortaya atılan iddiaların ardından siyasi görevlerinden ayrılması, meselenin artık sıradan bir piyasa tartışması olmadığını gösterdi.
Gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da.
Çünkü mesele artık sadece “Kim ne kadar kazandı?” sorusu değildir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım fonlarındaki kriz ve tasfiye sürecini incelemek için DDK'yı görevlendirdi. DDK, SPK, Borsa İstanbul ve ilgili kurumlardan gizli, açık fiziki ve dijital belgeler talep edecek. Kurul, fon işlemlerindeki aksaklıkları ve sorumluları tespit edip raporunu Cumhurbaşkanı'na sunacak.
Yıllar önce söylenen bir söz yeniden akıllara geliyor:
“Ömerleri bulacağız.”
Millet, o gün bu sözü sadece bir siyasi söylem olarak dinlemedi. Teşkilatlarda liyakatli, dürüst, çalışkan ve milletin derdiyle dertlenen insanların önünün açılacağına dair bir söz olarak gördü.
Bugün ise Cumhurbaşkanı Erdoğan için yeni bir sınav var.
Kim olursa olsun…
Milletvekili, eski bakan, parti yöneticisi veya teşkilat mensubu…
Eğer ortada bir iddia varsa, makamına bakılmadan araştırılmalı.
Eğer suç varsa, hukuk önünde hesabı sorulmalı.
Eğer suç yoksa, o zaman da insanların üzerinde kalan şüphe ortadan kaldırılmalı.
Çünkü adaletin en önemli şartı, herkese aynı ölçünün uygulanmasıdır.
Dolayısıyla bundan sonrası siyasi polemiklerden çok daha önemli:
Şeffaf bir soruşturma.
Denetim görevini yapmayan varsa sorgulanmalı.
Ve hiç kimse siyasi kimliğinin arkasına saklanamamalı.
Çünkü vatandaşın devlete ve siyasete güveni, milyarlarca liradan daha değerlidir.
Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önünde tarihi bir fırsat var.
Yıllar önce söylenen “Ömerleri bulacağız” sözünü yeniden hayata geçirmek…
Teşkilatları yeniden değerlendirmek…
Liyakati öne çıkarmak…
Ve siyasette “kim olursa olsun hesap verecek” anlayışını gerçekten göstermek.
Millet artık laf değil, sonuç bekliyor.
Ve en önemlisi:
Ömerler gerçekten bulunacak mı?