
Gümüşhane kışın neden boşalıyor? Bu bir tercih mi yoksa zorunluluk mu?
Gümüşhane’de kış yalnızca havayı soğutmuyor; şehrin sokaklarını, esnafın dükkânlarını ve köylerin yaşamını da sessizleştiriyor. Yaz aylarında gurbetçilerin gelişiyle hareketlenen şehir ve köyler, sonbaharla birlikte yeniden sakinleşiyor. Evlerin ışıkları azalıyor, dükkânların müşterisi düşüyor, sosyal hayat daralıyor.
Peki, Gümüşhane neden kışın boşalıyor?
Bunu yalnızca “Kış geldi, insanlar büyükşehirlere gitti.” diyerek açıklamak kolaycılık olur. Çünkü ortada mevsimsel hareketliliğin ötesinde yıllardır biriken ekonomik ve sosyal sorunlar var.
2025 yılında gerçekleştirdiğim “Gümüşhane Köylerimizin Sorunları ve Çözüm Önerileri” saha araştırması, 55 farklı köy ve mahallede vatandaşların yaşadığı sorunları ortaya koydu. Ulaşım, istihdam, iletişim, sağlık, eğitim, tarım ve hayvancılık gibi başlıklarda yaşanan sıkıntılar, kırsalda yaşamı zorlaştırıyor.
Özellikle kış aylarında ulaşım sorunu daha ağır hissediliyor. Torul Demirkapı Köyü’nden gelen, “Kışın yol kapanıyor. Çocuklar okula gidemiyor, acil sağlık sorununda hastaneye ulaşılamıyor.” ifadesi, meselenin yalnızca konfor değil, doğrudan yaşam şartlarıyla ilgili olduğunu gösteriyor.
Ancak kış göçünün tek nedeni ulaşım değil.
İş yoksa genç kalmıyor. Genç kalmıyorsa üretim azalıyor. Üretim azalınca ticaret küçülüyor. Ticaret küçülünce esnaf zorlanıyor.
Böylece göç, kendi kendini besleyen bir döngüye dönüşüyor.
Bir insan şehirden ayrıldığında yalnızca bir ev boşalmıyor. Bir müşteri, bir alışveriş, bir fırının ekmek satışı, bir lokantanın masası ve bir esnafın günlük kazancı da azalıyor. Bu nedenle kış göçü aynı zamanda Gümüşhane ekonomisinin meselesidir.
Kelkit Gödül Köyü’nden gelen “Memleketimize istihdam gelmeli, büyükşehirdekilerin köye dönüşü sağlanmalı.” çağrısı, çözümün nereden başlaması gerektiğini de anlatıyor.
İnsanlara “Köyünüze dönün.” demek yeterli değil.
Asıl soru şu:
“Döndüğünüzde ne yapacaksınız?”
Tarım ve hayvancılık yeniden ekonomik değere dönüştürülmeli, yöresel ürünler işlenmeli, markalaşmalı ve pazarlanmalı. Kooperatifler güçlendirilmeli. Gençlerin köyde üretim yapabilmesi için finansman ve girişimcilik imkânları oluşturulmalı.
Bunun yanında köylerin internet altyapısı güçlendirilerek uzaktan çalışma ve e-ticaret gibi yeni gelir modellerinin önü açılmalı.
Gümüşhane’nin kış ekonomisi de yeniden düşünülmeli. Kış turizmi yalnızca kayakla sınırlı kalmamalı; gastronomi, kültür, doğa, yöresel ürünler, spor ve festivallerle desteklenmeli. Şehir merkezinde kış aylarını hareketlendirecek etkinlikler düzenlenmeli, yerel esnaf bu organizasyonların merkezinde yer almalı.
Çünkü Gümüşhane’nin ihtiyacı birkaç aylık yaz hareketliliği değil, 12 ay yaşayan bir şehir ekonomisidir.
Bir şehri yaşatan yalnızca binaları değildir. O şehirde yaşayan, çalışan, üreten ve çocuklarının geleceğini orada gören insanlardır.
Bu nedenle artık soruyu değiştirmeliyiz.
“Kışın neden gidiyorlar?”
değil;
“Kışın kalmaları için ne yapıyoruz?”
Gümüşhane’nin geleceği, bu soruya vereceğimiz cevapta saklı.
Kışın boşalan bir şehir değil, dört mevsim yaşayan bir Gümüşhane mümkün. Yeter ki göçü kader olarak değil, çözülmesi gereken bir sonuç olarak görelim.