Ekmek Gurbette, Hasret Memlekette!

Burhan Gül

04-11-2026 10:10

Mevsimlik Çalışma ve Göç, Kırsalda Aile Hayatını Nasıl Değiştiriyor?

Bir çocuğun babasını bayramdan bayrama görmesi, yaşlı bir annenin evladının yolunu gözlemesi, eşlerin aynı hayatı farklı şehirlerde sürdürmek zorunda kalması… Bunlar yalnızca gurbetin değil, kırsalda giderek derinleşen ekonomik ve sosyal sorunların da acı sonuçlarıdır.

Bugün Gümüşhane’nin birçok köyünde evlerin kapısı açık olsa da ailelerin bir arada yaşadığı eski düzen giderek kayboluyor. Çünkü köyünde geçimini sağlayamayan baba, ailesini geride bırakarak İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e veya başka bir şehre ekmek parası kazanmaya gidiyor. Kimi inşaatta, kimi fabrikada, kimi bulduğu başka bir işte çalışıyor. Eşi ve çocukları memlekette kalırken kendisi gurbette hayat mücadelesi veriyor. Böylece aynı aile, farklı şehirlerde yaşamaya mahkum oluyor.

Dışarıdan bakıldığında bu durum yalnızca iş bulmak ve geçim sağlamak için yapılan bir göç gibi görülebilir. Oysa meselenin görünmeyen tarafında özlem, yalnızlık, çocukların anne veya babalarından uzak büyümesi ve aile bağlarının zamanla zayıflaması var. Gurbet, bazen yalnızca kilometrelerle ölçülen bir uzaklık değil; birlikte geçirilemeyen çocukluklar, paylaşılamayan sofralar ve ertelenen aile hayatıdır.

2025 yılında gerçekleştirdiğim “Gümüşhane Köylerimizin Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı anket çalışması, bu tablonun ekonomik ve sosyal nedenlerini ortaya koyuyor. 29 Kasım-8 Aralık 2025 tarihleri arasında 55 farklı köy ve mahalleden 87 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, göç ve işsizlik katılımcıların yüzde 47’si tarafından dile getirilen önemli sorunlardan biri olarak öne çıktı. Tarım ve hayvancılığın gerilemesi, üretim maliyetlerinin yükselmesi, yetersiz gelir ve sosyal imkânların eksikliği de bu sorunları besleyen başlıklar arasında yer aldı.

Gödül Köyü’nden bir vatandaşımızın, “Memleketimize istihdam gelmeli, büyükşehirdekilerin köye dönüşü sağlanmalı.” sözleri aslında beklentiyi çok açık anlatıyor. İnsanlar doğup büyüdükleri toprakları terk etmek istemiyor; ancak geçimlerini sağlayabilecekleri bir iş ve gelecek göremediklerinde gitmek zorunda kalıyor.

Doğankavak Köyü’nden gelen öneriler ise çözümün nereden başlayabileceğini gösteriyor. Koyun ve keçi yünlerinin işlenmesi, süt ürünleri tesislerinin kurulması, Kelkit fasulyesi ve kuşburnu gibi yöresel ürünlerin işlenerek ekonomiye kazandırılması isteniyor. Bu talepler, köylerde yalnızca tarımsal üretimin değil, üretimi katma değere dönüştürecek yatırımların da ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Anketin genel değerlendirmesinde de gelir ve istihdam yetersizliğinin, tarım ve hayvancılıktaki gerilemeyle birleşerek göçü hızlandırdığı; sosyal ve kamu hizmetlerindeki eksikliklerin ise köylerde toplumsal çözülmeyi ve yalnızlaşmayı derinleştirdiği görülüyor. Yani mesele yalnızca insanların köyden ayrılması değil, geride kalan hayatın da giderek zayıflaması.

Köyden ayrılan gençlerle birlikte üretim gücü azalıyor, sosyal hayat daralıyor, dayanışma kültürü zayıflıyor. Köyde kalan yaşlıların yükü ağırlaşıyor. Çocuklar anne veya babalarından biriyle büyümek zorunda kalabiliyor. Bir zamanlar kalabalık sofraların kurulduğu evler sessizleşiyor; bazı köylerde evlerin ışığı yalnızca yaz aylarında, bayramlarda veya kısa ziyaretlerde yanıyor.

Peki bu tabloyu değiştirmek mümkün mü? Elbette mümkün. Ancak çözümü yalnızca köye dönüş çağrılarında aramak yeterli değil. İnsanlara dönebilecekleri, çalışabilecekleri ve çocuklarını geleceğe güvenle hazırlayabilecekleri bir yaşam sunmak gerekiyor.

Öncelikle tarım ve hayvancılık yüksek üretim maliyetleri karşısında desteklenmeli; süt ürünleri, et, yün, kuşburnu ve Kelkit fasulyesi gibi yerel değerleri işleyecek tesisler kurulmalı. Üreticilerin pazara erişimini kolaylaştıracak kooperatifler güçlendirilmeli, genç girişimcilerin kendi memleketlerinde iş kurmalarına imkân sağlayacak destekler artırılmalı. Turizm, orman ürünleri, yenilenebilir enerji ve küçük ölçekli sanayi yatırımları da ilçelerin potansiyeline göre değerlendirilmelidir.

Bunun yanında internet ve iletişim altyapısı güçlendirilmeli, uzaktan çalışma imkânları yaygınlaştırılmalı; köy konakları, kültür evleri ve sosyal etkinlik alanlarıyla toplumsal hayat yeniden canlandırılmalıdır. Çünkü bir köyü yaşatan yalnızca evleri ve yolları değil, orada yaşayan insanların birbirleriyle kurduğu bağdır.

Unutmamalıyız ki ailelerin ayrı düşmesinin temelinde çoğu zaman bir tercih değil, geçim zorunluluğu vardır. Bu nedenle göçün aile hayatında açtığı yaraları kapatmak istiyorsak önce insanları gurbete mecbur bırakan şartları değiştirmeliyiz.

Gümüşhane’nin geleceğini konuşurken yalnızca kaç kişinin göç ettiğini değil; kaç ailenin ayrı yaşamak zorunda kaldığını, kaç çocuğun babasının yolunu gözlediğini, kaç yaşlımızın evladına hasret kaldığını da düşünmeliyiz.

Bizim hedefimiz, Gümüşhanelilerin gurbette daha iyi şartlarda yaşaması değil, kendi memleketlerinde de umutla gelecek kurabilmesidir. Çünkü gurbet ekmek kapısı olabilir; ama insanın asıl huzuru, ailesiyle aynı sofrada oturabildiği yerdedir.

 

Burhan GÜL

Yenilenebilir Enerji ve Teknoloji Sistemleri Uzmanı

Yüksek Makine Mühendisi

 

 

DİĞER YAZILARI Dağların Kentinde Geleceğin Işığı: Gümüşhane için Akıllı Dönüşüm 01-01-1970 03:00 Sessizleşen Köyler ve Yalnızlaşan Çınarlar 01-01-1970 03:00 Gümüşhane Tarımında Güneş Devrimi 01-01-1970 03:00 Gümüşhane’nin Sessiz Nüfus Krizi: 2050’ye Doğru Issızlaşan Anayurt 01-01-1970 03:00 Gümüşhane'de Çatı GES: Ev ve İşletmelere Tasarruf İmkanı 01-01-1970 03:00 Köyde Okul Kapanınca Sadece Bir Bina Kapanmıyor 01-01-1970 03:00 Gümüşhane, Güneşini Ne Zaman Ekonomiye Dönüştürecek? 01-01-1970 03:00 Gurbetçi Geri Geliyor, Peki Gümüşhane Hazır mı? 01-01-1970 03:00 Gümüşhane’ye Güneş Doğsun 01-01-1970 03:00 Genç Kadınlar Giderse Köyler Kimin Olacak? 01-01-1970 03:00 Toprağın Altında Gümüş, Üstünde Güneş: Gümüşhane’nin Yeşil Enerji Devrimi 01-01-1970 03:00 Üniversite Öğrencilerinin Kente Entegrasyon Sorunu 01-01-1970 03:00 Gümüşhane’nin Enerjisi, Geleceğinin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Kış Göçü ve Hayalet Şehir Gerçeği 01-01-1970 03:00